Çamlarda süpernova izleri mi var?

Japon ekibin izini ağaç halkalarında bulduğu kozmik bir olayın niteliğini, ABD’den astronomi meraklısı öğrenci mi buldu? Şekil 1. Dendrokronoloji yöntemiyle bir yöredeki birçok ağaç (ve ahşap) örneği karşılaştırılarak her bir halkanın yaşı bulunur. Büyütmek için üzerine tıklayınız. (Kaynak: ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Bilimi Dairesi)Daha ilkokulda öğretildiği üzere, ağaçların yatay kesitlerine baktığımızda, her biri bir yılda oluşmuş… Continue reading Çamlarda süpernova izleri mi var?

KAZAKİSTAN’DA VEBA

Hasta sıçanlardan pireler yoluyla insanlara geçen veba hastalığını unutmuş gibiyiz, ancak bu hastalık dünyanın bazı yerlerinde hâlâ görülüyor. Yazar Penny Bailey, İngiliz sağlık vakfı Wellcome Trust desteğiyle vebayı Kazakistan’da inceleyen ekibin araştırmalarını sunuyor. Bir sıçan, deliğinin dışında güneşleniyor. (Fotoğraf: Anne Laudisoit)Batı’da “kara ölüm”ü Ortaçağ Avrupası’nın görüntüleriyle hatırlarız: Bir zamanların meşgul caddelerinin ancak bir veba arabasının… Continue reading KAZAKİSTAN’DA VEBA

Bazı yapraklar yine kırmızı?

Çoğu bitki yeşildir, çünkü bitkiler klorofil adlı yeşil bir yapı sayesinde güneş ışınlarını yakalayarak besin üretiminde kullanır. Ama bazı yapraklar kırmızıdır. Yeni Zelandalı iki bilim adamı, Kevin Gould ve Nigel Perry, bunun sebeplerinden birini ortaya çıkarmışa benziyor. Şekil 1. Yeni Zelanda’da doğal ortamında bir horopito. Yaprakların kenarlarındaki kırmızı şeritlerin genişliği yapraktan yaprağa değişkenlik gösteriyor. (Fotoğraf:… Continue reading Bazı yapraklar yine kırmızı?

Acı biberler niye acı?

Acı biber, ağzımıza değdiğinde neden “yakar”? Havanero biberi [Fotoğraf: Flickr]Çünkü acı biberde kapsaisin adlı bir madde vardır. Kapsaisin, ağzımızda bulunan, TRPV1 adlı bir almaç (reseptör) türünü uyaran bir bileşiktir. TRPV1 aslında sıcağa duyarlıdır, sıcakla temas edince üzerinde bulunduğu sinir hücresini uyararak beyne bir ileti gönderir: “Bu çok sıcak!” (Şekil 1A ve B) Şekil 1. (A) TRPV… Continue reading Acı biberler niye acı?

Fukuşima ve sonrası

Fukuşima Dai-içi Nükleer Enerji Santrali, 12 Mart 2011 gününden itibaren dünya gündemine yerleşti — benimkine de: Japonya’da bir gün önceki 9.0'lık depremin artçıları yüzünden geceyi uykusuz geçirmişken, sabahleyin nükleer kaza haberleri gelmeye başlayınca sinirlerim daha da bozulmuş, hele ki santraldeki patlamayı ekranda görmemle kendime uçak bileti almam bir olmuştu. İstanbul’a gelince, bir yandan Fukuşima ve çevresinde neler… Continue reading Fukuşima ve sonrası

Bir tavşanı nasıl yeşil yeşil parlatırız?

Fransız sanatçı Eduardo Kac’ın Alba isimli tavşanı (Şekil 1), 2000 yılında New York’taki bir çağdaş sanat müzesinin ana konusu haline gelmişti. Bu hayvancağız, mavi ışığa tutulunca yeşil yeşil parlamaya başlıyordu ve önceden sevimli bir tavşan iken, gözleri ışık saçan, biraz korkutucu bir yaratığa dönüşüyordu. Şekil 1. Parlayan tavşan Alba. (Kac, 2000)Bu hayvan neden parlıyordu ve neden… Continue reading Bir tavşanı nasıl yeşil yeşil parlatırız?

ÜÇ BİLİMİ BİR ÖMRE SIĞDIRDI: SEYMOUR BENZER (1921–2007)

Seymour Benzer, ömrünün son gününe kadar çok değişik alanlarda araştırma yaptı. Fizik alanındaki çalışmaları transistörün geliştirilmesine öncülük etti, sonra gen kavramının maddi olarak tanımlayan ilk insan oldu. Daha da sonra davranış bilimlerine biyolojik bir zemin geliştirdi, genlerin davranışlar üzerindeki derin etkilerini keşfetti. Bu esnada yetiştirdiği sayısız öğrenci, mirasını devralıp etkisini hissettirmeye devam ediyor. Prof. Dr. Seymour… Continue reading ÜÇ BİLİMİ BİR ÖMRE SIĞDIRDI: SEYMOUR BENZER (1921–2007)